İçeriğe geç

Vergi Davaları

Vergi Mahkemesinin Görev Alanı: Hangi Uyuşmazlıklar Vergi Mahkemesinde Görülür?

Yazar: vergiyargilamasi Yayın:

Vergi mahkemesine dava açmayı düşünen birinin ilk sorusu çoğu zaman şudur: “Benim uyuşmazlığım gerçekten vergi mahkemesine mi ait?” Dava açmanın genel adımları için vergi davası rehberine bakabilirsiniz; bu yazı görev sorusuna odaklanıyor. Sorunun cevabı önemlidir; çünkü yanlış yargı koluna başvurmak, özellikle adli yargıya giren bir konuda, dava açma süresini yeniden hesaplamayı gerektirebilir.

Kanundaki tanım

Vergi mahkemelerinin görevi 2576 sayılı Kanun’un 6. maddesinde üç bent hâlinde sayılmıştır:

“Vergi mahkemeleri: a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler.” (2576 s.K. m.6)

Bu tanımın iki ayağı vardır. Birincisi alacağın niteliğidir: vergi, resim, harç veya “benzeri mali yükümler”. İkincisi alacaklı idaredir: genel bütçe, il özel idareleri, belediyeler ve köyler. Bu iki ölçüt birlikte değerlendirildiğinde görev alanı netleşir.

Vergi mahkemesinde görülen başlıca uyuşmazlıklar

Merkezî idarenin vergileri

Gelir, kurumlar, katma değer, özel tüketim, damga, banka ve sigorta muameleleri, veraset ve intikal, motorlu taşıtlar vergisi gibi vergilere ilişkin tarhiyatlar ve bunlara bağlı vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları vergi mahkemesinin görevindedir.

Mahalli idarelerin vergi, harç ve katılma payları

Emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, ilan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, işgal harcı, bina inşaat harcı, ruhsat harçları ve harcamalara katılma payları da vergi mahkemesinde dava konusu edilir. Belediyenin yaptığı tahakkuk ya da bu alacak için düzenlediği ödeme emri arasında görev bakımından fark yoktur.

Gümrük vergileri

Gümrük idarelerince alınan gümrük vergileri, ek tahakkuk kararları ve gümrükte kesilen para cezalarına ilişkin uyuşmazlıklar, idari itiraz yolu tüketildikten sonra vergi mahkemesinde görülür.

Tahsilat işlemleri

Yukarıdaki alacakların 6183 sayılı Kanun’a göre tahsili sırasında yapılan işlemler de vergi mahkemesinin görevindedir: ödeme emri, haciz, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk, teminat istenmesi, kıymet takdiri ve kanuni temsilcilere yönelik takip işlemleri gibi.

Ret işlemleri

Vergi iadesi talebinin reddi, vergi hatası nedeniyle yapılan düzeltme-şikâyet başvurusunun reddi, uzlaşma veya yapılandırma başvurusunun reddi ve mükellefiyet tesisine ilişkin işlemler de vergisel nitelikleri nedeniyle vergi mahkemesinde dava konusu yapılır.

2576 sayılı Kanun’un 13. maddesinin önemi

Bazı eski tarihli kanunlarda hâlâ “itiraz komisyonu” veya “itiraz” gibi kavramlar geçer. Örneğin 6183 sayılı Kanun’un ödeme emrine ilişkin 58. maddesinde itirazın “vergi itiraz komisyonu” nezdinde yapılacağı yazılıdır. Bu ifadeleri okuyup idari bir komisyona başvurmak gerektiğini düşünmek hatalı olur. 2576 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre diğer kanunlarda yer alan “itiraz komisyonu” deyimi vergi mahkemesi, “itiraz” deyimi ise vergi mahkemesinde dava açılması anlamını taşır. Ödeme emrine karşı yapılacak başvuru da bu nedenle vergi mahkemesinde açılan bir davadır (ödeme emrine karşı dava).

Vergi mahkemesinin görevine girmeyen konular

Vergiyle ilgili gibi görünen her uyuşmazlık vergi mahkemesine ait değildir:

  • Vergi suçları: VUK m.359’daki kaçakçılık suçlarına ilişkin ceza davaları adli yargıda (asliye ceza mahkemesinde) görülür. Aynı olay hem vergi davasının hem ceza davasının konusu olabilir (vergi davası ile ceza davasının ilişkisi).
  • Özel hukuk ilişkileri: Kiracı ile kiraya veren arasında vergi yükünün kime ait olduğuna ilişkin sözleşme uyuşmazlığı adli yargının konusudur.
  • Vergi dışı kamu alacakları: Bazı idari para cezaları veya sosyal güvenlik prim alacakları, özel kanunlarındaki düzenlemelere göre başka yargı yerlerinde görülebilir. Alacağın 6183’e göre takip edilmesi, uyuşmazlığın kendiliğinden vergi mahkemesine ait olduğu anlamına gelmez; asıl alacağın niteliğine bakmak gerekir.
  • Kamu görevlileriyle ilgili işlemler: Vergi dairesi personelinin atanması, disiplin cezası gibi işlemler idare mahkemesinin görevindedir.

Görevsiz mahkemeye dava açılırsa

İYUK m.15/1-a iki ihtimali ayırır. Dava idari yargının görev alanına giriyor fakat idare mahkemesinin veya Danıştay’ın görevindeyse vergi mahkemesi görev yönünden ret kararı verip dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Dava adli yargının görevine giriyorsa ret kararı verilir, ancak dosya gönderilmez; ilgilinin adli yargıda yeniden dava açması gerekir. Bu iki ihtimalin farkı adli yargıya giren konular ve vergi mahkemesi-idare mahkemesi ayrımı yazılarında ele alındı.

Pratik bir ölçüt

Görev konusunda tereddüt yaşandığında şu sorular yol gösterir:

  1. Uyuşmazlığın kaynağı bir vergi, resim, harç veya benzeri mali yükümlülük mü?
  2. Alacaklı idare genel bütçe, il özel idaresi, belediye veya köy mü?
  3. İşlem bu alacağın tarhı, cezası, tahsili ya da iadesiyle mi ilgili?

Üç soruya da “evet” cevabı veriliyorsa uyuşmazlık büyük ihtimalle vergi mahkemesinin görevindedir. Özel kanunlarda ayrı düzenleme bulunabileceğini de unutmamak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp ile iletişime geçin