Ödeme emri, vadesinde ödenmeyen bir kamu alacağının zorla tahsili için atılan ilk resmî adımdır. Tebliğ edildiği andan itibaren hem ödeme hem de dava açma bakımından on beş günlük bir süre işlemeye başlar. Bu kısa süre, ödeme emrini vergi uyuşmazlıklarının en dikkat isteyen belgelerinden biri yapar.
Ödeme emri nedir, neleri içerir?
6183 m.55’e göre ödeme emri, borçluya on beş gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması gerektiğini bildiren belgedir. Ödeme emrinde şunlar yer alır:
- Borcun aslı ve fer’ilerinin türü ve miktarı,
- Nereye ödeneceği,
- Süresinde ödenmez veya mal bildiriminde bulunulmazsa borcun zorla tahsil edileceği ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik edilebileceği,
- Gerçeğe aykırı bildirimde bulunulursa hapis cezası uygulanacağı,
- Borçlunun 6183 m.114’teki ödevleri.
Zorla tahsil ve takip, ödeme emrinin tebliğiyle başlamış olur.
Dava süresi: 15 gün
“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.” (6183 s.K. m.58)
Bu metin eski bir dönemden kalmıştır. 2576 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre diğer kanunlarda geçen “itiraz komisyonu” ifadesi vergi mahkemesi, “itiraz” ifadesi ise vergi mahkemesinde dava açılması anlamındadır. Dolayısıyla ödeme emrine karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açılmalıdır. Vergi dairesine dilekçe vermek dava yerine geçmez.
Yetkili mahkeme ve davalı
İYUK m.37/c’ye göre 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme, ödeme emrini düzenleyen dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir (yetkili vergi mahkemesi). Davalı da ödeme emrini düzenleyen idaredir: vergi dairesi, gümrük müdürlüğü veya belediye (husumet).
Dilekçede nelere dikkat edilmeli?
- Ödeme emrinin tarihi, sayısı ve tebliğ tarihi yazılmalıdır.
- Birden fazla ödeme emri varsa her birinin bilgileri ayrı ayrı gösterilmelidir. Farklı dairelerin düzenlediği ödeme emirleri için ayrı dava açmak daha sağlıklıdır (tek dilekçeyle dava).
- Ödeme emrinin hangi sıfatla düzenlendiği (asıl borçlu, kanuni temsilci, ortak, mirasçı) belirtilmelidir.
- Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa, 6183 m.58/2 uyarınca o kısmın sebebi ve miktarı açıkça gösterilmelidir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.
- Ödeme emri ile ihbarname veya haciz aynı dilekçede dava edilmemelidir (konu ve sonuç uyumu).
Dava açmak takibi durdurur mu?
Ödeme emri bir tahsilat işlemidir ve İYUK m.27/4’e göre tahsilat işlemlerine karşı açılan davalar tahsil işlemini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması istenmelidir (ödeme emri davası tahsilatı durdurur mu).
Mal bildirimi yükümlülüğü devam eder
6183 m.58’e göre borcun tamamına yapılan itirazın reddi hâlinde borçlu, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Borcun bir kısmına yapılan itiraz ise mal bildirimi süresini uzatmaz.
Kurgusal örnek
Bir esnafa 3 Haziran’da e-tebligatla ödeme emri iletiliyor. Tebliğ, iletimi izleyen beşinci günün sonunda, 8 Haziran’da yapılmış sayılır. Dava süresi 9 Haziran’da başlar ve on beşinci gün, 23 Haziran’da sona erer. Esnaf, ödeme emrindeki borcun iki yıl önce ödendiğini gösteren makbuzlarla birlikte bu süre içinde, ödeme emrini düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesinde dava açmalıdır.