Vergi Davasında Süreler

Close-up of a wooden hourglass on a desk, alongside books and pens, suggesting focused study or time management.

Vergi mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunlarda farklı bir süre belirtilmedikçe otuz gün olarak belirlenmiştir. Bu süre

  1. Vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde (örneğin damga vergisi veya tapu harcı gibi) tahsilat tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  2. Tebliğ veya tebliğ yerine geçen işlemler olduğunda: Örneğin, ihbarname, ödeme emri, haciz tutanağı, ihtirazi kayıtla verilen beyanname sonrası düzenlenen tahakkuk fişi, ihtiyati haciz veya tahakkuk kararı bildiren işlemler, teminat isteme yazısı gibi durumlarda tebliğ tarihinden itibaren süre başlar.
  3. Tevkif yoluyla alınan vergilerde: Gelir stopaj vergisi gibi tevkif yoluyla alınan vergilerde süre, ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
  4. Tescile bağlı vergilerde: Tescil işleminin yapıldığı tarih esas alınır.
  5. İdarenin dava açma yükümlülüğü olan durumlarda: Örneğin, muhtarlık veya ilgili idarelerin arsa ya da arazi değer tespitine ilişkin kararlarına karşı dava açılması gerektiğinde, ilgili merci veya komisyon kararının idareye ulaştığı tarihten sonraki gün süre başlar.

Eğer size elektronik tebligat (e-tebligat) yapılmışsa, bu tebligatın elektronik adresinize ulaştığı tarihten itibaren beşinci günün sonunda tebligat yapılmış kabul edilir. Bu durumda dava açma süresi, tebligatın yapılmış sayıldığı tarihten sonraki gün işlemeye başlar.

Eğer dava açan kişinin adresi belli değilse ve özel kanunlar kapsamında ilan yoluyla bildirim yapılmışsa, özel kanunlarda farklı bir düzenleme olmadıkça dava açma süresi, son ilan tarihini izleyen on beşinci günden itibaren başlar.

İlan edilmesi gereken düzenleyici bir işleme karşı vergi davası açılmak istendiğinde, dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak, bu düzenleyici işlem bir kişiye uygulanırsa, ilgili kişi düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her iki işleme birden dava açabilir.

Örneğin, Resmi Gazete’de yayımlanan bir genel tebliğ ile mükelleflere belirli bir yükümlülük getirildiğinde, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen bir mükellefe karşı bir idari işlem yapılması durumunda, mükellef idari işlemin tebliğinden itibaren belirlenen dava açma süresi içinde yalnızca genel tebliğe, yalnızca idari işleme ya da her ikisine birden dava açabilir.

Ayrıca, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu işleme dayalı olarak yapılan uygulama işleminin iptal edilmesini engellemez. Bu nedenle, düzenleyici işleme dava açılmadan doğrudan uygulama işlemine dava açılması da mümkündür.

Vergi mahkemelerinde dava açma süresi, tebliğ, yayın veya ilan tarihini takip eden günden itibaren başlar. Tatil günleri (örneğin, cumartesi, pazar ve resmi tatiller) bu süreye dahildir. Ancak, dava açma süresinin son günü bir tatil gününe denk gelirse, süre tatil gününden sonraki ilk çalışma gününün bitimine kadar uzar. Örneğin, dava açma süresinin son günü cumartesiye denk gelirse, süre pazartesi gününün sonuna kadar devam eder.

Eğer otuz günlük dava açma süresinin son günü adli tatil dönemine (20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında) denk gelirse, bu süre çalışmaya ara verme süresinin sona erdiği tarihten itibaren yedi gün (yani 7 Eylül’e kadar) uzatılmış sayılır.

Örneğin, bir mükellefe 25 Haziran’da bir vergi veya ceza ihbarnamesi tebliğ edilmişse, otuz günlük dava açma süresi adli tatile denk geldiği için dava açma süresi 7 Eylül’e kadar uzar. Eğer 7 Eylül bir hafta sonuna rastlarsa, dava açma süresi bu tarihi takip eden ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar devam eder. Bu düzenleme, adli tatil döneminde hak kaybını önlemek için uygulanır.

Bazı vergi davalarında dava açma süresinin belirlenmesinde mali tatil de göz önünde bulundurulur. Mali tatil her yıl 1 Temmuz ile 20 Temmuz (20 Temmuz dahil) tarihleri arasında uygulanır. Eğer haziran ayının son günü tatil gününe denk gelirse, mali tatil temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden itibaren başlar.

Vergi Usul Kanunu’na göre, vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma süreleri mali tatil boyunca durur. Bu süreler, mali tatilin sona erdiği tarihten itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Örneğin, bir mükellefe 10 Haziran’da tebliğ edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatına karşı otuz günlük dava açma süresi, 20. gününde mali tatil nedeniyle durur. Mali tatil sona erdikten sonra kalan 10 günlük süre işlemeye devam eder. Ancak, bu kalan sürenin son günü adli tatile denk gelirse, dava açma süresi 7 Eylül’e (eğer tatil gününe denk gelmiyorsa) kadar uzar. Bu düzenleme, mali tatil döneminde hak kaybını önlemek için uygulanır.

Mali tatilin uygulanmadığı bazı vergi davaları bulunmaktadır. Bu kapsamda; özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili davalarda mali tatil süresi işlemez. Ayrıca, gümrük vergileriyle ilgili tüm davalarda ve belediyelerin vergisel işlemlerine karşı açılan davalarda da mali tatil süreleri dikkate alınmaz.

Örneğin, bir mükellefe cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatı içeren bir ihbarname 15 Haziran’da tebliğ edilmişse, dava açma süresi mali tatilden etkilenmez ve en geç 16 Temmuz’a (tatil gününe rastlamıyorsa) kadar dava açılması gerekir. Benzer şekilde, bir kişiye yapılan ek tahakkuka itirazın reddine dair Bölge Müdürlüğü kararı 5 Haziran’da tebliğ edilmişse, bu karara karşı dava açma süresi 5 Temmuz’da (tatil gününe denk gelmezse) sona erer. Bu tür davalarda, mali tatil süresi dikkate alınmaksızın yasal süre içinde işlem yapılması gerekmektedir.

Vergi davalarında genel dava açma süresi otuz gün olarak belirlenmiştir. Ancak, bazı durumlarda kanunlarda özel dava açma süreleri öngörülmüş olabilir. Bu gibi durumlarda, belirtilen özel süreler dikkate alınarak dava açılması gereklidir. Örnek olarak:

6183 sayılı Kanun’a göre:

  • Ödeme emrine karşı dava, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde,
  • İhtiyati hacze karşı dava, ihtiyati haciz kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde,
  • İhtiyati tahakkuka karşı dava, ihtiyati tahakkuk kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılmalıdır.

Bu tür durumlarda belirtilen süreler kesin olup, sürenin geçirilmesi durumunda dava açma hakkı kaybedilir. Bu nedenle dava açmadan önce ilgili kanunun öngördüğü sürelerin dikkatlice kontrol edilmesi önemlidir.

Kaynakça:

Çetin, Y. (2022). VERGİ DAVALARI VE VERGİ YARGILAMASI REHBER EL KİTABI. Ankara: Avrupa Birliği.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top